
Undertale is an exceptional RPG/Indie that raises the bar for the genre.
97
Verdict
97%
Steam
96
IGDB
Verdict score based on confidence-adjusted Steam reviews?
Overwhelmingly Positive on Steam (97% positive from 316K reviews)
Healthy player count of 859 concurrent
Critically acclaimed (96/100 critic average)
Compelling narrative and story
No significant drawbacks reported
Undertale is a 2015 role-playing video game created by American indie developer Toby Fox. The player controls a child who has fallen into the Underground: a large, secluded region under the surface of the Earth, separated by a magical barrier. The player meets various monsters during the journey back to the surface, some of which may engage in combat. The combat system involves the player navigating through mini–bullet hell attacks by the opponent. They can opt to appease monsters in order to spare them instead of killing them. These choices affect the game, with the dialogue, characters, and story changing based on outcomes.

Runs well on modern hardware.
Last updated 1d ago
The best game I've ever played, it changed my life. It seems simple, but there are so many layers of reflection in this story that you realize everything is in your hands. I've been in love with it since it was released and consider myself a huge fan of it. I recommend it to everyone I know! This game changed my life.
İşte o gün geldi, aşık olduğum oyunlar listesinde önemli bir yer tutan; karakterleriyle, mekanlarıyla, felsefesiyle, müzikleriyle, oynanışıyla, basit ama eğlenceli mekanikleriyle ve ayrıca 8 bit grafikleriyle gönlümü çalmış o oyun için, Undertale için inceleme yazıyorum. UNDERTALE It's you... TL;DR İkonik müzikleriyle, karakterleriyle, mekanlarıyla, yaptığınız her ama her şeyin bir sonucunun olduğunu iliklerinize kadar hissettirmesiyle, basit ama eğlenceli oynanışı ve mekanikleriyle ve sevgiyle, inançla ve özenle yapılmış her eserin (Oyun, kitap, dizi-film, anime, manga... kısacası her şey) bütçesinden ve geliştirici kişi sayısından bağımsız bir şaheser olabileceğini gösteren o özel oyun... Hikayede ilerledikçe aslında hiçbir şeyin siyah ve beyazdan ibaret olmadığını, her karakterin iyi ya da kötü yönleriyle (Bazılarının sırf iyi ve saf olduğu tabi) birer insan gibi olduklarını; sevdiklerini, nefret ettiklerini, korktuklarını, üzüldüklerini, değer verdiklerini gördüğümüz o oyun.... Oyun boyunca karşılaştığımız herkesi öldürebileceğimiz gibi hiç kimseye zarar vermeyip aksine her bir karakterin farklılıkları doğrultusunda çeşitli stratejiler uygulayarak onları bağışlayıp onlarla arkadaş olabileceğimiz, yaptığımız bu tercihlerin muhakkak sonuçlarıyla yüzleşeceğimiz, "Actions have consequences (Her yaptığımızın sonucu vardır)" sözünün karşılığı olan o oyun... Muhteşem müziklerinin insana sevgiyi, aşkı, hüznü, öfkeyi, fedakarlığı, empati duygusunu ve daha nicesini yaşattığı, hatta kimilerinin beni ağlattığı o oyun... Karakterlerinin her birinin çok özel olduğu ve insana farklı hisler yaşattığı, bazı karakterlerin adeta hayat dersi niteliğinde olduğu ve insanlığın farklı özelliklerine ve noktalarına parmak bastığı, insanın kendisine ve yaradılışına ayna tutan o oyun... Çeşit çeşit mekanlarda ve atmosferlerde serüvene çıktığımız, 8 bit grafiklerin bu ortamda adeta güzeller güzeli bir süs gibi olduğu o oyun... Ölmeden önce deneyimleyebildiğim için kendimi çok şanslı gördüğüm o oyun... HİKAYE Hikaye, insanlarla canavarların amansız bir savaşa girmesinden ve en son insanların galip gelip canavarları yer altına, Ebott dağının diplerine hapsetmesiyle ortaya çıkan bu abuklukta zaman içerisinde, dağın eteklerine gidip ardından aşağı düşen yedi çocuktan sonuncusu olan ana karakterimizin kendini sarı çiçeklerin üzerinde bulmasıyla başlıyor. Karakterimiz kendini toplayıp ilerlemeye başlıyor ve karşısına Flowey the Flower adında, deminki sarı çiçeklerin aynısı olan bir çiçek çıkıyor. Bu çiçekten sonra yolumuza Toriel isminde, içinde bulundukları RUINS bölgesinin bekçisi olan, bizi bulduğu yere sürekli gelip başka bir çocuk düşmüş mü diye bakan, anaç yapıda devasa bir canavarla devam ediyoruz. Bu canavar bize bulunduğumuz yeri tanıtıyor, puzzle'lar çözdürüyor, bastığımız yerdeki tuzaklara dikkat etmemiz gerektiğini gösteriyor, bizim canavarlarla konuşmamızı öğütleyip deneme yaptırıyor, ardından bir işi çıkıp gidiyor ve bir başımıza kalıyoruz. İşte buradan sonrası tamamen bizim elimizde; ya herkesle konuşup anlaşan ama kendisini de koruyan, ezdirmeyen, barışçıl bir insan oluruz, ya da önüne gelen herkesi katleden bir katil... Tabi, beraberinde sonuçlarıyla... UNDERTALE'IN YAPISI Az önce, oyunun 8 bit grafikli, basit bir yapıya ve mekaniklere sahip bir oyun olduğunu söylemiştim. Bir oyunda tek baktığınız şey grafik mi? UNDERTALE o zaman sınıfta kalır. Komplike bir rol yapma deneyimi mi ararsınız? UNDERTALE'ın deneyimi size basit gelecektir. Çünkü dediğim gibi, 8 bit grafikler var ve UNDERTALE, rol yapma oyunu olduğu için level gelişimi; silahlar ve zırhlar, ayrıca karakterin hız, dayanıklık ve çeviklik gibi özelliklerini geçici olarak arttıran yiyecek ve içecekler var. Ayrıca hikayede size diyalog esnasında bazı konuşma seçenekleri sunuluyor ve buna göre diyaloglar şekilleniyor. Ayrıca kimi gizli mekanlar ve boss'ları da araştırıp bulabiliyorsunuz. Ama neticede kimilerine bunlar yetersiz gelebilir, bana ise hiç gelmedi, çünkü oyun bu saydıklarımı yeterince iyi yaptığı gibi karşılaştığımız canavarların çeşitliliği, bu canavarlarla kavga etmeden, onların duymayı ve/veya kendilerine yapılmasını sevdiği şeyleri yaparak onlarla arkadaş olup onları bağışlayabilmemiz, bu canavarlarla arkadaş olabilmek için yapabileceklerimizin değişiklik göstermesi bu oyunda çok iyi tasarlanmış. Ayrıca, yine bu canavarlarla bağlantılı olarak, önemli karakterlerin de farklı özelliklere, huylara sahip olması onları tekdüze olmaktan kurtarıyor, her biri kendince bir derinliğe sahip oluyor ve arkadaş olduklarımızın her biriyle farklı maceralar yaşayabiliyoruz. Müzikler? Toby Fox tarafından bestelenen, giriş müziği Once Upon A Time'dan tutun, UNDERTALE (müzik)'a kadar, sonra o çok meşhur MEGALOVANIA'ya kadar hemen hemen her biri tekrar tekrar dinlenesi, UNDERTALE'ın hikayesinden kesitleri sözsüz bir biçimde bir daha, bir daha anlatan, insana sevgiyi de, aşkı da, hüznü de, öfkeyi de, kırgınlığı da, umudu da, azmi de, empati duygusunu da, fedakarlığı da hissettiren, 101 müzikli o sanat eseri külliyatı... Muhakkak dinleyiniz ve tercihen oyun sırasında dinleyiniz ilk olarak. Sonra eminim ki dinlemeden duramadıklarınız çıkacak içlerinden... UNDERTALE FELSEFESİ ACTIONS HAVE CONSEQUENCES Bir rol yapma oyununda, hele de elinizde silah, üzerinizde zırh olan bir oyunda ne yaparsınız? Düşmanlarınız olur, onları öldürürsünüz, üzerlerindekini yağmalarsınız, tecrübe puanlarınızı toplar, seviyenizi kasar, yeni özellikler açıp karakterinizi geliştirir, yolunuza bakarsınız; öldürdüğünüz kimdir, necidir, neden böyle olmuştur, niye düşman olmuştur, en azından o an için umurunuzda olmaz. Onunla arkadaş olmayı düşünmezsiniz bile. Sonuçta oyun aynı tempoda ve atmosferde devam eder, hatta bazı oyunlar gaz verici müziklerle bütün bunları destekler. UNDERTALE ne yapar biliyor musunuz? Sizin önünüze canavarı çıkarır ve iki seçenek sunar: Öldür ya da bağışla. Öldürmek en kolayıdır, vurur geçersiniz, paranızı ve seviyenizi kasarsınız, yolunuza devam edersiniz. Arkadaş olmak içinse canavarın huyuna suyuna gitmeniz, kendinizi de canavarın saldırılarından korumanız gerekir. Ama eninde sonunda bağışlar, arkadaş olursunuz. Öldürürseniz canavar siz olursunuz ve herkes sizden kaçar, her öldürdüğünüz, insanlığınızdan bir parçayı alır götürür. Ta ki, yaptıklarınızın sonuçlarıyla yüzleşene dek. Bağışlar, arkadaş olursanız canavarları tanır; sevdikleri, nefret ettikleri şeyleri öğrenir, hayatlarına dahil olursunuz, herkes sizi sever. Siz hangisini seçerdiniz? Can almak bu kadar kolay mı? Yaptıklarınız yanınıza kalır mı cidden? KAPANIŞ Despite everything, it's still you... Karşımızdaki oyunu gördünüz, değil mi? Her yönüyle insana kendini gösteren, insanlığa bir insan tarafından tutulan bir ayna... Sevgiyi seçmenin ve nefreti seçmenin insanın hayatında neleri değiştirebileceğini müzikleriyle, karakterleriyle ve rol yapma unsurlarıyla iyice gösteren, bunu yaparken de 8 bit grafiklerden, basit bir oynanıştan ve yine muazzam müziklerden faydalanan, her insan evladının ölmeden önce deneyimlemesi gereken bir Toby Fox yapımı... Karakterleriyle, müzikleriyle, felsefesiyle, şirin grafikleri ve tasarımlarıyla, ayrıca sevinç dolu, hüzün dolu, anlam dolu anlarıyla insana bir şeyler katacağına inandığım bir yapım... [h1]Puanım: 10/10[/h1]
As a massive Mother fan. I loved this game, while short it made me laugh several times and connect with characters I only knew for a few hours.
Reviews sourced from Steam. All reviews belong to their respective authors.
Data sourced from RAWG, Steam, IGDB, CheapShark, Wikipedia, HLTB, and GX Corner. Sources: rawg, steam, cheapshark, igdb, wikipedia.
All game titles, trademarks, and copyrights belong to their respective owners.